23 Eylül 2011 Cuma

Bazı Kadınlar Çok Korkak, Ben Onlardan Biriyim


İçim bomboş, içim yok gibi. Kaybolmuştur belki de içim. Korkuyorum ben. Karanlıktan, kuşlardan, sesi çıkmayan bir çocuktan ne kadar çok korkuyorsam aynı açlıkla ürküyorum bir elmadan, ucu keskin bir bıçaktan ya da Tanrı'dan.

Çöpe atılan soğan kabuklarından, çalmayan telefonlardan, renkli kitap ayraçlarından, okunmamış kitaplardan, bir ayağı diğerinden kısa taburelerden, koyu kahveden, garip şekiller alan telveden, tanıdık isimlerden, arap harflerinden, çorap çekmecelerinden, içi boş çerçevelerden ve türk filmlerinden nasıl korkuyorsam aynı ölçüde korkuyorum nardan, incirden, eylülden ve yazdan. Çok sevdiğim kıştan bile ödüm patlıyor benim.

Gün geçtikçe daha çirkin yazıyorum. Yazımın sana benzemesinden, giderek sana benzemekten korkuyorum. Anneme benzemekten, hatta daha çok bir anneye benzeyememekten korkuyorum. Babamla yaptığımız kısa sohbetlerden, gün içinde söylediğim sözlerden, hafızama söz geçirememekten, altını çizdiğim cümlelerden, üstüme düşen görevlerden ödüm patlıyor benim.

"Sen" dedin seni son gördüğümde, "sahiden beğeniyor musun yazdıklarını?" Cevap çok net, cevabım spot ışıkları gibi apaydınlık. Yazdıklarımdan nefretim geliyor benim. İçimde tutmak isteseydim yazmazdım elbet. Atmaya kıydığımız şeyler, başkalarının toplamasından korkmadıklarımız.

1 yorum:

defter dedi ki...

Benim de net bir cevabım var:beğeniyorum.Okurken aklımda yazılar çıkaracak kadar çok düşünce geçerken sadece beğeniyorum kelimesini kullandım,ama bir gün beni okurken görsen...işte o andan sonra düşüncelerimden emin olursun.

Related Posts with Thumbnails