17 Ocak 2011 Pazartesi

2011'in As'ları

İşim gücüm yok ey okur!  Tek yaptığım bu filmlerin vizyona girmesini beklemek. Kimi bana epeyce uzak Amerika kıtasında gösterilmiş, beğenilmiş felan. Yorumlar, yazanlar, çizenler hiç mi hiç alakadar etmiyor beni. Şu gözler görmeli, bu kulak duymalı ki ben kendim vereyim kararımı.

Hadi be sende çabuk geç ey zaman! Geç ki, merakımın hevesi kaçmadan tadını alayım,

The Tree Of  Life
Yön: Terence Mallick (The Thin Red Line'dan hatırlıyorsun sen bu adamı, yokla hafızayı!)
Kadro: Brad Pitt, Sean Penn ("yeter de artar bile" dediğini duyar gibiyim!)

Konusunu çok net olmamakla birlikte biraccık bilir gibiyim. 1950'lerde geçen bir "aile draması" imiş ve içinde zaman yolculuğu ve dinazorlar da varmış.

Aile draması fikrinden yola çıkarak, pişmanlıktan, öfke krizlerinden, masumiyetin yitiriliş öyküsünden, ölümlerden, ölmekten beter durumlarla yüz yüze gelmekten bahsediyor olduğunu tahmin edebiliyorum ey insan! Ama bunların bir tahmin olduğunu unutma!

Dedim ya, meraktan kıvranarak bekliyorum!





A Dangerous Method  (çığlıklar ve alkış sesleri)
Yön: David Cronenberg
Kadro: Viggo Mortensen, Keira Knightley

Halihazırda filmin bir afişi yok, işbu sebepten Bay Mortensen'in - Frued-  merdiven başında çekilmiş birinci dereceden karizmatik fotoğrafıyla idare etmek durumundayız. Konusuna gelirsek, Carl Jung ve Freud ikilisinin ilişkileri ve psikanalizin doğuna Cronenberg gözüyle şahit olucaz!




Don't Be Afraid Of The Dark
Yön: Troy Nixey
Burda olaya müdahale etme gereği duyuyorum, beni heyecanlandıran bu kez yönetmen koltuğuna kimin kurulduğu değil, beni heyecandan deliye döndüren senaryonun Guillerme del Toro'ya ait oluşu. (Aahh Ofelia ahh!)
Kadro: Katie Holmes, Guy Pearce

Film 2010'da Amerika'da gösterime girmiş, bizim sinemalarda bu yıl arz-ı endam edecek! Bile isteye izlemedim, beyazperdenin büyüsüne, kocaman bir yalanı gerçeğe döndürme yeteneğine hayran olanlardanım hâlâ.

Şu afişe, "eşik"te kalakalmış, ardı kırmızıya bulanmış, onu tuttu mu bırakmayacak gibi duran ellere, minik kız çocuğuna bak ey okur! Bak ki, heyecanım yalnız kalmasın!
Bi de kısacık konusunu yazayım;
"Uzun süredir kullanılmayan bir şatoyu restore etmek için oraya yerleşen bir ailenin küçük kızının istemeden bodrumdaki canavarları serbest bırakması ve sonrası..."
(Ben sadece senin canavarlarını seviyorum del Toro)





Biutiful
Yön: Alejandro Gonzales Inarritu ( İş sen de değilmiş çok geç anladım ama yine de seviyorum lan seni!)
Kadro: Javier Bardem ("Diğerleriyle işim olmaz!" diyecek kadar da sığ bi kişiyim)

Bu filmi sadece iki nedenden dolayı merak ediyorum. İlki, senaryoyu Inarritu'nun yazmış olması. Babel'in, 21Grams'ın, Ameros Peros'un senaristi  Guillermo Arriaga olmadan başının çaresine ne ölçüde baktığı ya da bakamadığı. İkincisiyse, tabii ki seyretmelere doyamadığımız Bardem!
Polisle başı sürekli derde giren, yasadışı işler yapan ve yaşadığı hayata çocukları için katlanan, pişmanlıkları, hataları, bolca günahı olan babanın hikâyesini seyreylecekmişiz. İçimden bir ses Mar Adentro'dan çok daha hüzünlü bir film olduğunu söylüyor. İçimdeki sese güveniyorum!


Meraklı nosta sırf senin için beyazperde civarından tüm heyecanıyla bildirdi ey okur! Eğer ki bu filmleri izlediysen sen de tüm heyecanınla bi ses ver bu yazılanlara!


2 yorum:

AVRAM USTA dedi ki...

Yaktın beni...İzmir'e bu filmlerin hepsi birden gelmez , kesin fire verir...

nosta dedi ki...

Aaah ahh! Ben de yandım be Usta! (:
Sabırla bekliyoruz, bakalım.. Olmadı izliycez bilgisayardan artık! Bizi bunu yapmaya mecbur bırakanlar utansın! (:

Related Posts with Thumbnails